1954'ten Beri

Doğanın Mirası,
Ailenin Emaneti

Yüksek yaylalardan süzülen bir hikaye. Her damlasında emek, sabır ve doğaya duyulan sonsuz saygı var.

Altın Rengi Bir
Serüven

Balcı ailesi olarak hikayemiz, dedemiz İsmail Efendi'nin Karadeniz'in sisli dağlarında ilk kovanını kurmasıyla başladı. O gün, sadece bal üretmek için değil, doğanın en saf mucizesini korumak için yola çıktık.

Bugün üçüncü kuşak olarak aynı tutkuyla, modern bilimin ışığında ama geleneksel yöntemlerden ödün vermeden üretime devam ediyoruz. Bizim için bal, bir gıdadan çok daha fazlası; doğanın insanlığa sunduğu şifalı bir armağan.

Mustafa Balcı, 3. Kuşak Temsilci
Arıcı ve kovanlar

Nesiller Boyu Balcılık

Zamanın ötesinde bir tutku, kuşaktan kuşağa aktarılan tecrübe.

1954

İlk Kovan

İsmail Efendi, Anzer yaylasının el değmemiş doğasında ilk kara kovanını kurdu. Sadece ailesi ve komşuları için başlayan üretim, kısa sürede bölgenin en aranan lezzeti oldu.

Eski dönem arıcılık
Petekler ve arılar
1982

Yaylaların Keşfi

İkinci kuşak Ahmet Bey, kovanları daha yüksek rakımlı yaylalara taşıyarak endemik bitki çeşitliliğini artırdı. Balın aroması ve şifa değeri katlandı.

2020

Global Standartlar

Modern tesisleşme ve laboratuvar analizleri ile üretim süreçleri uluslararası sertifikalarla taçlandırıldı. Geleneksel lezzet, modern güvenilirlikle buluştu.

Modern laboratuvar ve analiz
DOĞAL ZENGİNLİĞİMİZ

Arılarımız ve Yaylalarımız

Kafkas Arısı

Kafkas Arısı

Dünyanın en çalışkan arı ırklarından biri. Uzun dilleri sayesinde derin tüplü çiçeklerden bile nektar toplayabilirler, bu da balımıza eşsiz bir aroma katar.

1001 Çiçek

1001 Çiçek

2400 metre rakımda yetişen yüzlerce endemik bitki. Kekik, geven, orman gülü ve daha nicesi, balımızın karmaşık lezzet profilini oluşturur.

Bakir Doğa

Bakir Doğa

Şehir kirliliğinden, tarım ilaçlarından ve sanayiden uzak. Sadece rüzgarın sesi ve kuş cıvıltılarıyla dolu, el değmemiş bir coğrafya.